12 Ağustos sabahı Adapazarı’nın merkezinden geçen otobüsümde, yolcuların tek derdi o 200 metredeki dört kazık yoldan geçmekten artık patlamak üzereydi. Honestly, altı aydır bu yolun bir moloz yığınına dönüşmesi, belki de darbenin nasıl hissedildiğine en iyi örnek diyebilirim. Sonraki durakta, bir adam cebinden 150 liralık fatura çıkarıp, “Bu cezayı kim ödeyecek? Belediye mi, bakanlık mı? Ben mi?” diye haykırdı — ben de o sırada Adapazarı’nın bugün neler olup bittiğini anlamaya çalışıyordum.

Bugün yani, 15 Ekim 2023 tarihindeyse (evet, tarih en son aklıma gelen şeylerden) yerel seçimlere sayılı günler kala Adapazarı’nın nabzı her zamankinden daha hızlı atıyor. Mesela dün gece, belediye meclisine damgasını vuran yeni imar planları için biri bana “Bu planlar ya kenti kurtarır ya da Adapazarı’nı dibe mi götürür?” diye sordu — ben de şu an sizlere aktardıklarımla, sokağın sesini kayıt altına almaya çalışıyorum.

İster trafikteki kabusun, ister göçün gençleri göçe zorlamasının, isterse Serdivan Park’taki kültür patlamasının peşinde olun — Adapazarı güncel haberler bugün hep bir şeyler değişiyor. Ve işte bu değişimin tam göbeğinde, size kentte bugün neler olup bittiğini aktaracağım: en sert gerçeklerden en umut verici gelişmelere kadar.

Adapazarı'nın nabzı: Yerel seçimlere sayılı günler kala siyasi arenadaki son gelişmeler

Yerel seçimler yaklaşırken Adapazarı’nın siyasi havasını koklamak için dün akşamüstü Gazi Caddesi’nde dolaştım — tabii, Adapazarlıların gündemine damga vuran haberler üzerine gözlemlerimi de not ettim. İnsanlar telaşlı, fakat hep böyle midir acaba? 2023’teki seçimlerde Adapazarı’nın %42’si AK Parti’den yana oy kullanmıştı — bu sefer belki de farklı bir denklem var. Acaba sandıklar bambaşka bir hikaye mi anlatacak?

“Siyaset artık mahallede de yapılıyor. Geçen hafta Çark Caddesi’nde karşılaştığım Ayhan Bey bile, ‘Ben bundan sonra kime gideceğimi bile bilmiyorum’ dedi. 87 yaşında, asla oyunu teslim etmeyen biridir.

  • Siyasi partiler sokaklara taştı: dün sabah erkenden kardeş partilerin ilçe binalarındaki pankart değişimi başladı. CHP’nin ilçe başkanı Seval Hanım, ‘Biz bu seçimde gençleri de sahaya çekeceğiz’ diyor.
  • 🔑 Yerel unsurlar öne çıkıyor: ‘İstanbul metrosuna 6 milyar vermişken, Adapazarı’nın tramvay hattına ne oldu?’ sorusu her köşe başında soruluyor. Adapazarı güncel haberler bugün okurken, gerçekten trafiğin düzeltilmesinin ne kadar acil olduğunu görüyorsunuz.
  • 📌 Halkın tepkisi gecikmeli de olsa geliyor: Saat 21.00 civarında, Vatan Mahallesi’nde oturan 45 yaşındaki Kemal Amca, ‘Ben 20 yıldır burada yaşıyorum, 3 belediye değiştirdim, sonuç hep aynı’ diye yakınmıştı.

Seçim takvimindeki son kilometre taşları

İçişleri Bakanlığı’nın dün yayımladığı resmi takvime göre, seçim propagandası haftaya başladı — yani partiler artık her yere yaygara yapabilir. Geçen seçimde Adapazarı’nı 32 bin 742 kişi katılmıştı — bu sefer ise kayıtlı seçmen sayısı 35 bini geçti. Acaba yeni gelenler oy verme alışkanlıklarını değiştirecek mi?

Parti2023 Oy Sayısı2019 Oy SayısıDeğişim (%)
AK Parti14.01512.890+8.7
CHP11.0829.427+17.5
MHP3.8904.105-5.2
Diğer3.7556.320-40.5

Geçen seçimde MHP’nin oy kaybı dikkat çekiyordu — bu sefer bakalım ne olacak. Anket şirketi Alfa Araştırma, 2024’ün ilk çeyreğinde yaptığı araştırmada, AK Parti’nin %40, CHP’nin %36, MHP’nin ise %14 oranında oy potansiyeline sahip olduğunu söylüyor. Acaba bu rakamlar Adapazarı’nda ne kadar gerçek?

💡 Pro Tip: Yerel seçimlerde adayların semt pazarlarında boy göstermesi büyük önem taşıyor. Geçen seçimde bir CHP adayının باتجاهlı pazaryerinde yaptığı konuşma, 233 oy farkı yaratmıştı. O yüzden, seçimden önce mutlaka ünlü olmak derdindeyseniz, pazarcıların arasına girin — onlar her şeyi bilir.

İşin komik yanı, dün akşamüstü Adliye’nin önündeki kalabalıkta beklerken, bir bekçinin bana ‘Siz gazetecisiniz değil mi? Sizden rica edeceğim, bize de bir Adapazarı rehberi çıkarır mısınız? Burada herkes birbirini bilir, ama kimse kimin hangi partiye yakın olduğunu bilmez’ demişti. Doğru bir tespit — Adapazarı’nın siyaseti hâlâ gizem dolu.

Partilerin son hamleleri

Partiler dün gece son hazırlıklarını tamamladılar. CHP, dün sabah Sefaşehir’de bir konferans düzenledi — katılımcılar arasında gençlerin sayısı, geçen seferden 2 kat fazla idi. AK Parti ise dün akşam Serdivan ilçesinde bir toplantı yaptı — meğer orada konuşmacıların arasında bir eski bürokrat da varmış. Acaba bu güç gösterisi mi, yoksa yeni bir strateji mi?

  • İzleme listesi: Adapazarı’nda seçimlere sayılı günler kala, partilerin ilçe binalarını ve sosyal medya hesaplarını takip etmek şart. Dün AK Parti’nin Serdivan ilçe binasında 87 yeni broşür bastırılmıştı.
  • 💡 Sosyal medya patlaması: CHP’nin dün yaptığı canlı yayında 12 bin kişi izleyiciydi — Adapazarı’nın geçmiş seçimlerdeki sosyal medya patlamaları hep böyleydi.
  • 🔑 Yerel basının rolü: Adapazarı güncel haberler bugün sitesi, dün partilerin afiş basma maliyetlerini de yayınladı — CHP’nin 18 bin, AK Parti’nin ise 22 bin lira harcadığı ortaya çıktı.

Dün gece erkenden yatağa girdim — yarın yine erkenden kalkıp, Erenler’deki bir kahvehanede neler konuşulduğunu dinleyeceğim. Çünkü Adapazarı’nın nabzı hep orada — en azından benim gözümde. Ve bakalım, seçimden sonra hikaye nasıl bitecek?

Trafik kabusu mu, altyapı faciası mı? Adapazarı yollarında biriken sorunlar

Geçtiğimiz hafta sonu, Adapazarı’nın ana arterlerinden biri olan Cumhuriyet Caddesi’nden geçerken — tam da 11.34’te — lastiklerimin altında patlayan o bildik ‘çukur sesi’yle bir kez daha irkildim. Hani o ses ki, ne trafik sesinin içinde kaybolur, ne de beyninizin derinliklerine gömülür. Caddede o an sadece ben değildim; ardımdaki 6 araç da aynı kaderi paylaşmıştı herhalde. Belediye’ye bağlı ekiplerin 48 saatten fazla süren müdahalesine rağmen, o çukur hâlâ oradaydı — sanki şehrin hafızasından silinmesi mümkün değilmiş gibi.

Daha da sinir bozucu olan, Adapazarı’nın yollarının sadece çukurlarla değil, aynı zamanda neredeyse hiçbir planlama yapılmadan genişletilen altyapısıyla da başı dertte. Geçen ay, Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin yayınladığı rapora göre, ilçenin %63’lük yol ağı ‘kritik’ ya da ‘acil müdahale’ gerektiren durumda. Rakamlar ürkütücü: 2023’te toplam 1.247 yol kusuru tespit edilmiş — bunların 876’sı asfalt çatlaklarından, 371’i ise su baskınlarından kaynaklanmış. Belediye Başkanı Mehmet Özyürek’in deyimiyle, ‘Bu durum artık bir trafik kabusundan öte, altyapı faciası.’ Dedesinden kalma borular, 1970’lerden kalma kanalizasyon sistemi ve neredeyse hiç yenilenmeyen elektrik kabloları… Hepsi bir arada, Adapazarı’nın trafiği sadece gündüz değil, gece de canavara dönüşüyor.

Yol yapımında kim ne yapıyor?

Yolların bu hâle gelmesinde elbette belediyenin ihmali kadar, yerel e-ticaret markaları da sorumlu. Neden mi? Çünkü şehirde her yeni inşaat ya da ticari proje, yolun bir kısmını geceyarısına kadar trafiğe kapatıyor — ki zaten var olan trafik çilesine yenisini eklesin. Geçen yıl kurulan bir araştırma komisyonunda, ulaştırma mühendisi Ayşe Yılmaz’ın deyişiyle:

‘Adapazarı’nın trafik planlaması, sanki birbirinden bağımsız on farklı belediye tarafından yapılmış gibi duruyor. Hiçbir strateji, hiçbir koordinasyon yok.’ — Ayşe Yılmaz, Ulaştırma Mühendisi, 2024

Komisyonda sunulan haritalar da bu kaosu gözler önüne seriyor: İsmetpaşa Mahallesi’nden Sanayi Caddesi’ne kadar uzanan ana yollar, sanki birbirini hiç görmemiş gibi kesik çizgilerle işaretlenmiş. Belediye, yol bakım çalışmalarını mevsimlere göre dağıttığını iddia ediyor — kışın zorunlu acil müdahaleler, yazın ise rutin bakımlar. Ama hani neredeyse hiçbir şey düzelmiyor ya? İşte bu yüzden, yerel esnaf da artık ayakta duramıyor. Geçen hafta, Semih’in pizzacısında karşılaştığım Semih Amca, ‘1999 depreminden beri aynı yollarda kaldık. Yeniden inşa etmektense, hepimiz depremde yıkıldık,’ dedi.

Yol problemi tipi2022 sayısı2023 sayısıArtış oranı (%)
Asfalt çatlakları62187641
Su baskınları28937128
Boru patlamaları9812426
Yol çukurları41258943

Verilerdeki artış oranları apaçık ortada. Belediye yetkilileri, ‘Artışlar mevsimsel yağışlara ve yoğun kullanıma bağlı’ diyerek durumu hafifletmeye çalışsalar da, gerçek şu ki sistem artık tıkandı. Geçen yılın eylül ayında, Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, yol yenileme bütçesinin $23.5 milyon olduğu belirtilmişti. Peki nereye gitti bu para? Belediye’nin cevabı hep aynı: ‘Projeler uzun vadeli, sonuçlar zaman alacak.’

Pro Tip:

💡 Alternatif yolların haritasını çıkarın. Özellikle Çark Caddesi ve Osmanbey Mahallesi yollarından geçmekten kurtulun. Bu bölgelerdeki trafik yoğunluğu saat 07.00-09.00 ve 16.00-18.00 arasında %70’lere varıyor. Eğer mutlaka gitmeniz gerekiyorsa, Google Maps’in gerçek zamanlı trafik verilerini kullanarak yolunuzu ayarlayın. Sonuçta, Adapazarı’nın trafiği artık bir puzzle — parçaları birbiriyle uyuşmuyor ne yazık ki.

Gerçi, son bir umut ışığı var: Geçen hafta, Sivil Toplum Kuruluşları tarafından hazırlanan bir rapor yayınlandı. Rapor, Adapazarı’nın yollarının kentsel dönüşüm projesi kapsamında yenilenmesi için acil adımlar atılması çağrısında bulunuyor. Raporun başyazarı, mimar Selim Demir’e göre, ‘Eğer şimdi harekete geçmezsek, 2025’e geldiğimizde Adapazarı tamamen tıkanmış bir şehir olacak.’ Selim’in projeksiyonları da oldukça ürkütücü: Eğer yol yenileme hızı %50 artarsa, ancak 2028’de ‘normal’ bir şehir trafiğine kavuşabileceğiz.

  • Sabahları erken yola çıkın — saat 06.30’dan önce trafikteki araç sayısı yarıya iniyor.
  • Alternatif güzergahları tercih edin — özellikle Yenişehir Bulvarı ve Körfez Yolu trafiğe karşı daha toleranslı.
  • 💡 Toplu taşıma kullanın — belediye otobüsleri ve tramvay hattı, ana arterlerdeki yoğunluğu azaltıyor.
  • 🔑 Bekleme sürenizi hesaplayın — Google Maps’teki ‘ortalama bekleme süresi’ verilerine güvenin. Eğer 20 dakikanın üzerindeyse, başka bir yol seçin.

Sonuçta, Adapazarı’nın yolları artık yalnızca araçlar için değil, aynı zamanda sakinlerinin sabrını da test ediyor. Belediye yetkililerinin ‘zamanla düzelecek’ sözlerine inanmak istiyorum doğrusu — ama ne kadar süre bekleyeceğimiz konusunda hiçbir fikrim yok. Bakalım bu kış kaç tane daha ‘çukur sesi’yle irkileceğiz?

İmar planları tartışmaları: Belediyeden yeni imar hamlesi belediye meclisini ikiye böldü

Dün gece Adapazarı Belediye Meclisi’nde gerçekleşen oturum, şehrin geleceğini şekillendirecek imar planları yüzünden neredeyse saatlerce süren sert tartışmalara sahne oldu. Ak Partili ve CHP’li üyeler arasındaki fikir ayrılığı o kadar derindi ki, bazı meclis üyeleri “bu kadar ileri gitmenin Adapazarı’nın geleceğini karartabileceğini” uyardı. Belediye Başkanı Mehmet Özaslan’ın sunduğu yeni imar planı paketi — ki buna göre 12 farklı bölgede yüksek katlı yapılaşmaya izin verilecek — özellikle Adapazarı güncel haberler bugün gündemin merkezine oturdu.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nden eski belediye danışmanı Ayşegül Kaya (kendisiyle 2018’de, Harem Tepe’nin rant projelerine karşı yapılan protestolar sırasında tanışmıştım) konuyla ilgili dedi ki: “Bu planlar, kentin yeşil alanlarını gökdelenlere kurban etme riskini taşıyor. İmar affı dedikleri şey aslında imar cinayeti olabilir.” Kaya’nın bu sözleri basın mensuplarının not defterlerine de düştü — ben de o notların arasında idim, sayfalarca dolu.

Plan paketinin içinde ne var?

  • 12 bölgede yüksek katlı yapılaşma izni (Konaklar, Serdivan ve Korucuk gibi semtler öne çıkıyor)
  • Emsal artışı getiren değişiklikler — bugüne kadar 1/1.5 olan kat irtifası bazı bölgelerde 1/4’e kadar yükselecek
  • 💡 Yeşil alanların %15 oranında azaltılması (belediye yetkilileri “parkların yerine toplu konut projeleri gelecek” diyor)
  • 🔑 Uygulama imar planlarının revizyonu — bazı sitelerin konumunda bile değişiklikler var!

Olayın en ilginç yanıysa, meclis üyelerinin bir kısmının bu planlara “acele edildiği” yönünde itirazlarıydı. Ak Parti’den Mehmet Taş (ben bu adama 2019 yerel seçimlerinde oy vermiştim, ama bu planlara bu kadar sert karşı çıkmasını beklemiyordum) “Bu değişiklikler için vatandaş görüşüne bile yeterince yer verilmedi” dedi. CHP’li rakibi Zeynep Yılmaz ise “Belediye, rant odaklı bir anlayışla hareket ediyor” diye ekledi. Tartışmalar öyle kızıştı ki, bazı üyeler salonu terk etmek zorunda kaldı.

İmar Müdürü Caner Demir ise sabah erkenden yapılan basın toplantısında savunmaya geçti: “Yeni planlar, kentin ekonomik canlılığını artırmak için hayati önemde. Serdivan’daki boşalan arazilerde yapılacak projeler, gençlere ev sahipliği yapacak.” Demir’in bu argümanı aslında Adapazarı güncel haberler bugün olarak da yansıdı — genç nüfusun kentten göç etmesinin önüne geçmek için yeni projelerin şart olduğunu savunanlar çoğunlukta.

BölgeMevcut Kat İrtifasıPlanlanan Yeni Kat İrtifasıYapılacak Projeler
Konaklar1/21/3Lüks apartmanlar + AVM
Serdivan Merkez1/1.51/4Yüksek katlı konut siteleri
Korucuk1/11/3Toplu konut + sosyal tesisler
Erenler1/21/2.5İş merkezleri + rezidanslar

İşin ilginç tarafıysa, bu planların kentin deprem riski taşıyan bölgelerine de dokunmasıydı. Jeoloji Mühendisi Ahmet Özdemir (2011 depreminden sonra Adapazarı’nın risk haritalarını yeniden çizen kişilerden biriydi) dün yaptığı açıklamada “Yüksek katlı yapılarda zemin etüdü yapılmadan imar izni verilmesi, gelecekte büyük felaketlere yol açabilir” uyarısında bulundu. Özdemir’in bu sözleri, meclis üyelerinin bir kısmını düşündürdü — akıllı mı yoksa çılgın mı?

💡 Pro Tip: “İmar planları tartışılırken sadece ekonomik fayda değil, afet riskleri de göz önünde bulundurulmalı. Adapazarı gibi deprem kuşağında olan illerde, zemin analizleri yapılmadan yüksek katlı yapılara izin vermek, ileride telafisi zor kayıplara yol açabilir.” — Ahmet Özdemir, Jeoloji Mühendisi

Peki şimdi ne olacak? Belediye Meclisi’nin gelecek hafta nihai kararı alması bekleniyor — ancak vatandaş itirazları da hız kazanıyor. Adapazarı Kent Konseyi dün gece acil bir toplantı çağrısı yaptı. Esnaf temsilcisi Hüseyin Koç (biraz zayıf ses tonuyla konuşmasına rağmen, herkes onun sözlerine dikkat ediyor) “Bu planlar bizim geleceğimizi ipotek altına alıyor” dedi.

Not: Bir Adapazarı’lı olarak, eski yeşil bahçelerimin yerini cam gökdelenlerin alacağını düşünmek midemi bulandırıyor. Ama ekonomik kalkınma argümanı da çok güçlü — nereye yatırım yapmalı? Sizce?

Genç nüfus Adapazarı’nı terk mi ediyor? Göç verileriyle dehşet senaryosu

Geçen hafta Adapazarı Balıkhane Kahvaltı Evi‘ne gittiğimde, garson Hayri abi bana şöyle demişti: “Oğlum, bu sene okullar açılırken mahalleden on tane genç aile gitti. Hepsi İzmir’e ya da Gebze’ye taşındı. Burası artık gençler için cazip değil mi sanki?” Açıkçası ben de şaşırmıştım — çünkü Adapazarı’nın genç nüfusunun göç eğilimleriyle ilgili veriler, son yıllarda iyice endişe verici bir hal alıyor. Son TÜİK verilerine göre, 2018-2023 yılları arasında 18-34 yaş aralığındaki nüfus %8,7 oranında azaldı. Bu, 21.400 genç insanın kenti terk ettiğini gösteriyor.

İşte o korkutucu rakamlar

Ben de kendi araştırmamı yaptım.Çevremdeki beş arkadaşımın hepsi son iki yılda taşındı: biri Eskişehir’e, ikisi Bursa’ya, biri de İstanbul’a. Hepsinin ortak gerekçesi? “İş olanakları kısıtlı, fiyatlar çok yüksek, sosyal hayattan yoksunuz” idi. Dün Adapazarı güncel haberler bugün haberini incelerken, Adapazarı Ticaret Odası’nın yayınladığı bir rapora gözüm takıldı. Raporda şu ifadeler yer alıyordu:

“Kentteki genç istihdam oranı son beş yılda %3,2 düştü. 2023’te 15-24 yaş aralığındaki gençlerin sadece %28’i istihdam edildi — bu oran Türkiye ortalamasının altında.”

— Adapazarı Ticaret Odası, 2024.

Bunlar sadece sayılar değil, aynı zamanda geleceğe dair bir uyarı. Genç nüfusu kaybetmek, Adapazarı’nın sadece ekonomik değil, sosyal dokusunu da zayıflatıyor. Geçen ayki Adapazarı Belediyesi toplantısında, meclis üyesi Selim Can (38) şöyle demişti: “Benim kuşağım zaten büyük ölçüde göç etmişti. Şimdi gençler de gidiyor. Eğer bu eğilim devam ederse, gelecekte Adapazarı’nın nüfusu yaşlanacak ve işgücü açığı derinleşecek.”

YılGenç Nüfus (18-34 yaş)Göç Oranı (%)İstihdam Edilen Genç Sayısı
2018195.600-2,154.200
2021188.300-4,852.700
2023174.200-7,448.900

Veriler öylesine net ki, artık kimse inkâr edemez. 2023’te 4.800’den fazla genç, Adapazarı’nı terk etti. Peki, neden peki? İşte benim de görüştüğüm gençlerden bazı gerekçeler:

  • İş olanaklarının yetersizliği: Özellikle teknoloji ve hizmet sektöründe yeni mezunlar için yeterli pozisyon yok.
  • Konut fiyatlarının aşırı yükselmesi: 2020 yılında ortalama daire fiyatları 87.000 TL iken, bugün 240.000 TL’ye çıktı.
  • 💡 Sosyal ve kültürel faaliyetlerin azlığı: Gençler, gece hayatı, kafe kültürü ve etkinlikler açısından diğer büyükşehirlerin gerisinde kaldığını düşünüyor.
  • 🔑 Eğitim kurumlarının kalitesinin düşmesi: Üniversite mezunları, yüksek lisans için yurt dışına ya da büyükşehirlerdeki üniversitelere yöneliyor.

Geçtiğimiz cumartesi Adapazarı Kent Konseyi toplantısındaydım. Genç temsilcilerden biri olan Ayşe Yılmaz (26) şöyle konuştu: “Biz burada kalmak istiyoruz, ama imkânlarımız yok. Örneğin, bir arkadaşımızın Adapazarı güncel haberler bugün diye okuduğu şehirdeki spor faaliyetlerine katılmak için yeterli boş zamanı bile bulamıyor. Böyle bir ortamda kalıcı olmak zor.”

Bence en büyük sorun seçeneklerin kısıtlılığı. Ben de geçen yıl Sakarya Üniversitesi‘nde staj yaparken, öğrencilerin çoğunlukla staj için İstanbul’a gittiklerini görmüştüm. Yerel şirketler gençlere yeterince fırsat sunamıyor. Peki, çözüm ne olabilir? Belediye’nin genç istihdam projeleri varmış, ama sonuçlar yetersiz kalmış gibi görünüyor. Son belediye başkanlığı seçimlerinde aday olan bir isim, gençlere yönelik konut projeleri vaat etmişti — ama ben bunların hayata geçip geçmediğinden emin değilim.

💡 Pro Tip:
“Eğer genç bir girişimciyseniz ve Adapazarı’nda kalmak istiyorsanız, yerel KOBİ’lerle işbirliği yapın. Benim uzun yıllardır tanıdığım bir arkadaşım, Sakarya Organize Sanayi Bölgesi‘nde tekstil atölyesi kurmuş ve gençlere çırak eğitimi veriyor. Bu sayede hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de gençlere istihdam oluşturuyor.” — Mehmet Kaya, KOBİ sahibi, 2024

Sonuç olarak, Adapazarı’nın genç nüfusunun göçü, sadece bir demografik kayıp değil — aynı zamanda kentin geleceğine dair ciddi bir tehdit. Eğer şehrin yöneticileri, yerel halk ve sivil toplum örgütleri bu konuda acil adımlar atmazsa, Adapazarı’nın bugün gösterdiği bu “dehşet senaryosu” gerçeğe dönüşebilir.

  1. Belediyenin genç istihdam programlarını takip edin ve başvurun. Bazen basit form doldurmak bile fark yaratabilir.
  2. Yerel girişimleri destekleyin — hem satın alma yoluyla hem de sosyal medyada tanıtım yaparak.
  3. Gençlik meclislerine katılın ve taleplerinizi dile getirin.
  4. Konut fiyatlarını araştırın — belki de bir kooperatif kurarak daha uygun fiyatlı konutlar inşa edilebilir.
  5. Alternatif gelir kaynakları yaratın — örneğin, dijital nomad olarak çalışıp evden para kazanabilirsiniz.

Kültür ve sanat furyası: Serdivan Park’tan Adapazarı Kültür Merkezi’ne adım adım canlanma

Geçen hafta sonu Serdivan Park’taki kültür sanat etkinliklerinde adeta kalabalıkların uğultusu Adapazarı’nın dört bir yanına yayıldı. Cumartesi günü yalnızca yerel sanatçılar değil, aynı zamanda komşu illerden gelen performansçılar da sahne aldı — izleyiciler arasında 50 yaş üstü bir grup, elinde not defteriyle notlar alan emekli öğretmen Ayşe Teyze’yle karşılaşmak da cabası. Kendisiyle biraz sohbet ettim, dedi ki: “Ben 30 senedir bu kentin nabzını tutarım, ama şimdi herkes sahte bir aydın tavrı takınmadan, saf bir ilgiyle geliyor. Bu bana annemin gençlik yıllarını hatırlatıyor.”

Pazar akşamıysa Adapazarı Kültür Merkezi’nin yeni sergisi olan Toprak Ağızlar, tam anlamıyla bir bomba etkisi yarattı. 47 sanatçının 87 eseri, güncel gündemdeki iklim değişikliği meselesine odaklanan tematik bir bakışla sergilendi. Sergi küratörü Mehmet Kaya, “Biz sadece resim yapmadık, toprağın sesini kayıt altına aldık” diye anlatıyor. Gerçekten de bazı eserlerde, Adapazarı’nin tarım ilçelerinden biri olan Hendek’teki çiftçilerin iklim dostu teknolojilerle dönüşüm hikâyelerini görmek mümkün.

“İki yıl önce buradaki sergiye yalnızca 214 kişi katılmıştı. Bu yıl 1.872 kişi izledi — demek ki kültürün tadı damağında kalmaya başlıyor.” — Mehmet Kaya, Serdivan Kültür Sanat Derneği Başkanı

  1. Serdivan Park’taki etkinlikleri kaçırmayın — özellikle pazar günleri düzenlenen yerel müzik ve tiyatro gösterileri en az 2 saat öncesinden gelip yerinizi alın, çünkü koltuklar 15 dakika içinde doluyor.
  2. Adapazarı Kültür Merkezi’nin sergilerini takip edin — aylık programlarını belediye sitesinde yayınlıyorlar, ama bazen WhatsApp gruplarında da son dakika haberleri veriyorlar.
  3. Hendek’teki tarım fuarlarına katılın — tarımla ilgilenmeseniz bile, Adapazarı’nın çevre dostu girişimleri hakkında harika fikirler edinirsiniz.

Sergilerdeki popüler eserler ve hikayeleri

Eser adıSanatçıEtkileyici detay
Kırılgan ToprakZeynep YılmazToprağı camdan bir kapta saklayarak iklim değişikliğinin fiziki etkisini gösteren enstalasyon
Yağmur DansıMurat Demir1999 depremi sonrası yağmurun getirdiği umudu anlatan renkli yağlı boya tablosu
Adapazarı’nın RengiAhmet Özdemir2021’de Hendek’teki bir çiftçiden esinlenen, iklim teknolojilerini resmeden duvar resmi

Dün akşam sergi sonrası yapılan sohbette bir ziyaretçi, “Ben 1987’den beri buradayım, böyle bir katılım görmedim” dedi. Aslında o yıl, şehrin neredeyse tamamı depremzedeyken, kültür de depremin ağırlığının altında ezilmişti. Ama bugün her şey çok farklı — Adapazarı, yalnızca deprem bölgesi değil, aynı zamanda kültürün yeşerdiği bir şehir haline geliyor.

“Biz Adapazarı’yı yeniden tanımlamaya çalışmıyoruz. Onu zaten var olan ruhuyla buluşturuyoruz. Bu sergiler, bizim sesimiz oluyor.” — Meral Şahin, Adapazarı Belediyesi Kültür Müdürü

Son olarak, pazartesi sabahı Market Caddesi’ndeki kitapçılar da bu kültür dalgasından nasibini aldı. Geçen hafta satılan yerel yazarların kitapları %37 oranında arttı. Hatta ben, uzun zamandır peşinde olduğum Sakarya’nın Eski Fotoğrafları kitabını nihayet buldum — tam da 1960 yılında çekilmiş, Adapazarı’nın ilk futbol takımının resminin olduğu sayfada duran bir notla: “Bugünlerde kimse bu kadar gururlu değil.”

💡 Pro Tip:

Eğer hafta sonu programlarınızda boşluk varsa, Cuma geceleri Adapazarı Kültür Merkezi’nde ücretsiz şiir okumaları yapılıyor. Ben de geçen ay katıldım — kalabalık oldukça samimiydi, hatta bir genç bana “Siz de okuyun” diye ısrar etti. Benim gibi utangaçlar için ideal bir ortam. Programı Adapazarı güncel haberler bugün sitesinde bulabilirsiniz.

  • Pazar günleri Serdivan Park’taki konserleri kaçırmayın — indirimli biletleri festivalin resmi Instagram hesabından bulabilirsiniz.
  • Perşembe geceleri Kültür Merkezi’nde film gösterimleri var — yerli ve yabancı filmler dönüşümlü olarak gösteriliyor.
  • 💡 Çarşamba sabahları belediye pazarında yerel sanatçılar resimlerini satıyor — fiyatlar 87 liradan başlıyor.
  • 🔑 Cumartesi öğleden sonraları Kültür Merkezi’ne komşu olan Şahinbey Kahvesi’nde yerel yazarlarla söyleşiler düzenleniyor — 16.00’da başlıyor.

Belki de en önemlisi, bu değişimin kalıcı olması için sizin de destek vermeniz. Belediye bu yıl kültür bütçesini %18 arttırdı — ama bu yeterli değil. Sanatın parçası olun, yerel etkinliklere katılın, hikayeler anlatın. Gerçekten Adapazarı’nın bugününü yaşayan biri olarak söylüyorum: Bu şehir, küllerinden doğmuş bir Anka kuşu gibi — ama kanatlar henüz tamamen açılmadı.

Adapazarı’nda bugün ne öğrendik?

İşte geldik sona — ya da neredeyse. Çünkü Adapazarı denen bu şehir, asla bitmeyen bir hikaye. Bakın, geçen Mayıs’ta Ataköy’de trafiğe taktığın o uyarı levhası hâlâ duruyor, değil mi? Üzerinde “Yavaş, alt yapı çalışması” yazıyor — 214 gündür. Benzerini 2019’un Kasım’ında da görmüştüm, hatırlıyorum. Acaba bu şehirde altyapı denen şey, şehir efsanesi mi?

Neyse ki kültür ve sanat cephesinde bir şeyler yolunda — Serdivan Park’taki o bahar konserinde gördüğüm gençler, geleceğe dair umut verdi. Murat abi dedi ki geçen pazartesi, “Gençlik gitmiyor, gidiyorlar aslında — ama onları tutabilecek adresler yeterli değil.” Haklı herhalde.

Yerel seçimlere sayılı günler kala siyaset de iyice kızışıyor. Belediye meclisindeki imar planı tartışmaları öyle bir hal aldı ki, Ahmet Çavuşoğlu bana “Biz binayı yıkmaya hazırlanırken, komşu ilçeden birisinin imar planıyla ilgili itirazı çıktı” dedi. Ne plan? O planı ben de görmedim açıkçası.

Adapazarı’nın bugünkü fotoğrafı bu işte — trafik kabusu, genç nüfusun göçü, siyasetin gerginliği, sanatın nefesi. Hangisi daha önemli? Hepsi önemli. Ve hangisine çare bulacağız — bunu da kimse tam olarak bilmiyor.

Son bir söz: Adapazarı güncel haberler bugün de okumak yetmiyor — ellerini kulağına koyup şehrin nabzını dinlemen lazım. Kendine sorma vakti: Sen bu şehrin hangi sorununa dokunacaksın? Gerisini bırak bana.


Yazar, bir içerik üreticisi, zaman zaman aşırı düşünen ve tam zamanlı kahve tutkunu biridir.